Merkel’ in Filminde Mülteci Olmak

Mustafa ÇALIŞKAN / ÇİLİNGİR DERGİSİ / Bu Sayıda

Mülteciler sadece uluslararası reel politiğin bir manivalesi değil, aynı zamanda sonuçları yıllar sonrasına yayılacak sosyolojik vakıadır. Medeniyetin, demokrasinin, kültürün, sanatın, insan haklarının, edebiyatın ve uygarlığın beşiği olarak lanse edilen Avrupa mülteciler konusunda net bir adım atmamakta direniyor. Avrupa ülkelerinin neredeyse tamamı genelde sığınmacıları genç ve iyi eğitimli ise daha kolay kabul ediyor. Özellikle doktor ve öğretmenler eğitimsiz sığınmacılara göre iltica için ilk sıralarda tercih ediliyor. Avrupalılar için sığınma talebinde bulunan kişinin dini de oldukça önemli! Araştırma sonuçlarına göre, araştırmanın yapıldığı on beş ülkenin tamamında, Müslüman sığınmacılar tercih edilmiyor.

Özellikle son yıllarda mültecilerin Avrupa ülkelerine doğru hareketlenmesiyle birlikte, mülteci meselesi genelde Avrupa Birliğinin, özelde ise onun önde gelen gücü Almanya’nın sorunu haline gelmiş durumda. Avrupa ülkeleri arasında en çok mülteci nüfusa sahip Almanya›da mülteciler, gerek medyada, gerek siyasi platformlarda, uluslararası ve sosyolojik tartışmaların bir parçası olarak ele alınıyor. Buraya kadar bir sıkıntı yokmuş gibi görünen kurulu sistemde, Almanya’da mülteci olmanın sıkıntıları da bitmiyor. Buna binaen, Almanya’da mülteci haklarını savunan derneklerin sayısı gün geçtikçe artmasına rağmen, bu kurumlar dernek olmanın gerektirdiği aktif yurttaşlık ilkesinden de bir o kadar uzaklaşıyorlar. Geçen aylarda medyada da yer alan haberlerde, Federal Asayiş Dairesi (BKA) verilerine göre, Almanya’ya sığınan 8 bin 991 çocuğun kayıp olduğu, kayıp olan çocukların çoğunluğunun 14-17 yaş aralığında yer aldığı ortaya çıkmıştı. Almanya’da oluşturulan mülteci kamplarının halinin de çok iç açıcı olduğu söylenemez. Oluşturulan kamplar birinci ve ikinci derecede kamplar olarak ikiye ayrılmış durumda. Birinci derecedeki kamplara eğitimli, dil bilen ve meslek sahibi kişiler alınırken, ikinci dereceli kamplara, (bu kamplar genelde spor salonları ve oteller oluyor) vasıfsız, eğitimli olmayan, dil bilmeyen ve meslek sahibi olmayan kişiler alınıyor. İkinci dereceli kamplarda kalan mülteciler, dil kurslarına ve mesleki eğitim kurslara gönderilerek, hayata dâhil edilmeye çalışılıyor.

Devamı 4. Sayıda…