Kavramsal Açıdan Entelektüellik

Ali K. METİN / ÇİLİNGİR DERGİSİ / Bu Sayıda

Entelektüelin kim olduğu, ne olup ne olmadığı konusunda tümüyle müşterek bir algıdan söz etme imkanı olmasa bile en azından meramımızı ifade edecek düzeyde kavramsal bir vasata sahibiz. Derdimiz sözcüğün şeceresini ve anlam haritasını çıkarmak değil; esas itibariyle tarihsel macerası içinde karakterize hale gelmiş olan ontolojik konumunu ve dinamiklerini tebarüz ettirmektir.

Bunun için sözcüğün şeceresinden bağımsız şekilde entelektüelin aslında gelenekten gelen bir damarının olduğunu, geleneğin bir halkasını teşkil ettiğini öncelikle tespit etmek lazım. Buradan hareketle ontolojik devamlılık şartını entelektüelin en belirleyici asli unsurlarından birisi olarak kaydedebiliriz. Dolayısıyla entelektüellik, kadim gelenekle ontolojik ilişkisi bakımından sahih olup olmamak gibi bir sorunsallaştırmayla yüz yüze gelmek, getirilmek durumundadır. Zira entelektüelin varoluşu şahsi değil sosyal, evrensel temeller üzerine oturmuştur. Seçilmiş denemez elbette ama seçkin bir şahsiyet olduğu şüphesizdir. Şahsiyetiyle olduğu kadar bilgi ve görgüsüyle de sıra dışı bir varlığa sahiptir. Adına bunun ister entelektüel isterse aydın diyelim, sonuçta eşzamanlı olarak tarih sahnesine çıkmış kavramlardan söz ediyoruz. Entelektüelle aydın kavramı arasındaki birtakım ayrımlara takılmanın bizim meseleye bakışımız açısından hiçbir kıymet-i harbiyesi yok. Bu sebeple kavramları zaman zaman birbirinin yerine kullanmakta bir beis olmamalı. Entelektüel derken aynı zamanda aydını, aydın derken entelektüeli işaret ediyoruz. Sıra dışılık ikisinin de karakteristiğidir. İkisi de ezberlere ve önyargılara mesafeli, akla, vicdana ve hakikate namus bağıyla bağlıdır. Bu anlamda kavramları maruz kaldığı tarihi ve kültürel dejenerasyondan kurtarmak teferruatla uğraşmaktan daha önemli. Mesela, iktidar, statü, çıkar amaçlı beklentilerle arasına ontolojik ve ahlaki mesafe koyamayan entelektüel müsveddelerini -başka türlü tanımlayamıyorsak eğer- “sözde entelektüel” kategorisine koymakla işe başlayabiliriz. Yalancı peygamber neyse sözde entelektüelin de o demek olduğunu söyleyerek olaya müdahale edebiliriz.