Düşmanlarını Çatlatan Millet

Hıdır TORAMAN / ÇİLİNGİR DERGİSİ / Bu Sayıda

27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1998, 27 Nisan 2007, 15 Temmuz 2016. Bunlar, Türk ordusunun siyasi süreci kesintiye uğratmasının tarihi değil sadece; dedelerle ninelerin, annelerle babaların, oğullarla kızların doğum tarihleridir aynı zamanda. Bunlar biz yaşarken oldu. Darbelerden, bu darbeler zincirinden murat edilen neydi? Darbeler tarihten gelen derin, kirli bir akıntı mıydı sadece? İçinde yer aldığımız modern sistemin kendi şubelerini kullanışlı ve yönetilebilir kıvamda tutma çabasının bir sonucu muydu?

Geleneksel Türk Darbe Sanatı Ustaları
Geleneksel Türk darbe sanatı ustaları -Cumhuriyet’in yaklaşık ilk otuz yılı hariç- Türk insanının duygu, düşünce, inanç dünyasını her on yılda bir ele alıp işlediler. İşleyiş biçimleri darbeden darbeye değişiklik arz etse de çoğu kez nedenler, amaçlar ve sonuçlar aynıydı: Her şeyi düzeltmeye kalkışmak, Türkiye’yi kontrol altında tutmak, Türk milletinin yerinde saymasını sağlamak… Ülkemiz yarım yüzyıla yakın bir süredir koma halinde. Bu “olağanüstü hale” sebep olanlar elbette geleneksel darbe sanatının ustalarıyla ülke siyasetinde köşe başlarını tutanlardı. Türk insanının mutsuzluğu, umutsuzluğu, vazgeçmişliği, kaderine küskünlüğü büyük ölçüde bu klasik veya postmodern darbeler zincirinin birer sonucu. Yukarıda andığımız darbe tarihleri aynı zamanda eşitsizliğin, hukuksuzluğun, ahlak dışılığın, mutsuzluğun mükemmelleştirildiği tarihlerdir. Kötülüğün sıradanlaştığı tarihler…