15 Temmuz: Karanlığın İçinde Kaybolan Darbe Girişimi

Veysel KURT / ÇİLİNGİR DERGİSİ / Bu Sayıda

Dört ay öncesine dönüp bakmak ne olup bittiğini daha iyi anlamak için değil, ne olanı ve olmayanı unutmamak için gerekli. Herşey gözümüzün önünde oldu bitti. Herkes kendi nasibince şahit oldu. Şehitler, hakikatin kendisine şehadet ederek kendi hakikatleriyle aramızdan ayrıldı. Bize düşen de şahit olduğumuz şeyi hatırlamak, unutmamak. Farklı tarihlerde dünyanın farklı yerlerinde ve dahi Türkiye’de daha olan şey Türkiye’de tekrardan kendini dayatmaya kalktı. 15 Temmuz 2016 gecesi sıradan hayat akarken, saat 10 civarında, insanlar birbirleriyle aynı fotoğraf ve haberleri paylaşmaya başladı. Asker Boğaziçi Köprüsü’nün bir tarafını kapatmıştı. Ankara’da jetler uçuyor ve devletin en mahrem birimlerinden silah sesleri geliyordu. Memleketin ahalisi kapısından giremediği, içinde neyin olduğunu, neye benzediğini bile bilmediği Genelkurmayı darbecilere teslim etmemek için kurşun yiyordu. Askeri darbelerden yana Türkiye’nin sabıkası kabarıktı; ancak kimse darbeye inanmak istemiyordu. Çok geçmeden mesele açıklığa kavuştu. Türk Silahlı Kuvvetleri içinde örgütlenen cuntacı bir grup, kendileriyle benzeşen memleketin hoşnutsuz ve doyumsuz kesimleri adına askeri darbeye teşebbüsünde bulunuyordu. Peki, bundan sonra ne olacaktı, kimdi bu grup, neden ve nasıl öyle bir şeye cüret edebildi, başarıya ulaşabilecek miydi, ulaşsa ne olacaktı? Bu sorular darbenin anlaşılması açısından önemli olabilirdi ancak birçok insan rasyonalite ve açıklama peşinde değildi. Birbiriyle göz göze gelen, bir şekilde temas kuran insanlar merkezi bir organizasyon olmadan darbe girişimine karşı harekete geçmeye başladı. Kimse ne olacağını merak etmiyordu; herkes ne yapılabileceğini ve nereye gidilmesi gerektiğini sordu birbirine. İnsanların bu hissiyat ve yaklaşımı darbe teşebbüsünü başarısızlığa mahkum edecek ilk adımdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, suikasttan kurtulup televizyon ekranlarında ilk göründüğünde uzun uzun açıklamalar yapmamıştı. İnsanlara direktifler vermemişti. Nasıl organize olacaklarına dair tek bir şey söylememişti. Ancak herkes neden sokakta olduğunu ve ne yapılacağına dair bir bilinç kazanmıştı. Tek hedef darbe girişiminin başarıya ulaşmasını engellemekti. Bu andan itibaren F-16’lar, tanklar, Skorskylere karşı destansı bir mücadele başladı. 16 Temmuz sabahından itibaren medyada dolaşmaya başlayan görüntüler bu destanın kayda alınmış parçalarıydı. Cuntacılar kimlerdi?