Cesur Yeni Dünya; Ne Kadar Cesur?

Zeynep Arkan / ÇİLİNGİR DERGİSİ / İkinci Sayı

Bireysel veya toplumsal tarihimizi şiddetin, karanlığın arttığı dönemlerde daha açık ve seçik tanımlarken; belirsiz olan geleceğimizi daha barışçıl, daha özgür, daha aydınlık biçimde tanımlamayı severiz. Geleceğin teknoloji vasıtasıyla daha özgür, daha pratik, daha yüksek değerleri içerdiğini savunanlar da az değildir. Muhafazakârlara göre geleceğin bir ilerleme veya esenlik içermemesi ne kadar doğal ise, gidişatın daima kötü ve karanlık olması da mantığı reddeder.

Walter Benjamin’in söylediği gibi, insanları devrim yapmaya iten, özgürleşecek torunlarının hayalleri değil, köleleştirilmiş atalarının hatıralarıdır. Bu kısaca, o meşhur sorunun radikal versiyonudur: Gelişim denen şey, bizim için bugüne kadar ne yapmıştır? Hiç kimse, birtakım merak uyandırıcı kuramsal deneyler adına radikal değişimin getireceği aksaklıkların acı verici sonuçlarını göze almaz. “ [1]

[1] Kuramdan Sonra, Terry Eagleton, Literatür yay. 2. Baskı, s. 184

Bu yazıyı dinleyin: